inançsız doktor



Evet evet…
Herkeze söyledim,
Her defasında karşıma çıksa bu konu gene de söylerim
Tüm bu depremlerden sonra bilim adamları açıkladı
Dünyanın çapı 7 cm kaymış!
Nedense bilim adamları bunu daha önce de söylemişti
Deprem olunca yer kürenin yapısındaki degişimi…
Hayırdır hayır…
Kıyametmi yaklaşıyor yoksa
Ne alakası var canım kıyametle alt tarafi yer sallandı
Türk dili hocası bile benimle dalga geçti
Kıyamet yakın dedim
Keyfinize bakın dedim
Kızdı insanları panik havasına sokma dedi
Neyse bunu da geçtim
Gene konu açıldı
Arkadaşım ‘’ yüksek binalar oluşucak ‘’ dedi
Günümüzde her yerde ‘’ toki ‘’ var
İstanbulun göbeginde de izmittede
Sonra,
‘’ savaş çıkıcak,toplu ölümler olucak’’
Hayırdır bu sene de domuz gribi çıktı
Daha öncesinde kuş gribi
Hayırdır hayır…
Nolduu hala inanmadın mı bana?
Yok yav alt tarafı grip her sene olur
Neyse bunu da geçelim
Savaş çıkıcak dedi biri
Bugun gazete de bir başlık gördüm
‘’ Amerika her yerde,
yakında 3.dünya savaşı çıkıcak’’
toplu ölümler zaten depremlerle oluştu.
Yüksek binaları dikmeye devam ediyoruz
Savaş kapıda, siyaset almış başını gidiyor
Seneye de inek gribi çıkar
Sonrası malum marduk çarpar
Kıyamet burnumuzun dibinde
Gören yok,duymayan çok
Şimdi inandın mı neler söyledigime?

Bakış Açısı - l



 
Yıldızlar uzaktan bakılınca nasıl parlak gözüküyorsa, bir kadın(erkek) erkeği(kadını) gördüğünde gözleri parıldadığı gibi ona ulaşmak ister. Ne kadar uzakta olursa olsun onun için hırs yapar. Yıldızların önünde bulut olsa bile sabreder bekler ertesi gününde bulutların gideceği özleminde. Güneşli günün ardından sonraki açık havadaki mutluluktur yıldızları görmek. uzakta olsa bile sanki onu yakındaymış gibi izler. Düşüncelere dalar.Uzunca baktıgında yanında hisseder parıltısındaki sıcaklığı. Her gün onu görmenin değerini bilir ve özlemle bekler.

Artık yıldızlara ulaşmak kadar insanların insanlara verdiği değerler yok oldu. İnsanlar bunları kendi kendine besleyerek ortaya çıkardı. Yalan söylemek, hırsızlık yapmak, bir insanın kalbini kırmak, dolandırmak... Bunlar insanların doğasının bir parçası oldu. Öldürmek.. ne için ? Bir hırs için belki de bir düşünce için. Açık fikirli olmak, sanata bilime kendisini adamış insandan ne zarar gelir? Olur mu hiç toplum dışında kalır farklı düşünüyorsun diye. Bu tip durumlar kapalı kutuda yaşarmış gibi insanlar kısıtlanır. '' İnsan ne yaparsa kendine yapar'' sözü gerçekten burada hakkını veriyor. Çünkü insan yıldızlara ulaşmak için hırs yapar ama gördüğü ve geçtiği durum düşünce kendisine göre mutluluk olsa bile yıldızın parıltısı aslında onda sönük kalır. O bunun farkında mıdır? Farkında olsa yıldızın konumundan bakma merakı oluşurdu. Ancak o zaman insanların hırs için neler yaptıgını görebilirdi...

Felsefe Neden Yunanlılarda Başladı?





İnsanlar felsefenin başlangıcının nerede olduğuna dair araştırmalar yapılmış ve fikirlerde bulunmuşlardır. Alman Fizolof F.W.Nietzsche yunanlılara meraklı bir insandı. Bu konuda pek çok fikirlere sahip, araştırmaları ile yunanlarılar hakkında bilgisi olmakla birlikte felsefenin Thales’le başlatıldığı varsayılır. Peki neden Thales?
Nietzsche bunu Thales in suyu seçmesi olarak görmemektedir. Suyu seçmesinin açıklamasını yapması Thales’i arkhe sorununa yönelmiştir. Thales suyu açıklamasında mitsel bir açıklama yapmamıştır bunu bilimsel olarak, bilim adamı olarak açıklamaya çalışmıştır. Thales ''her şey birdir'' düşüncesi ile yola çıktı ve evrenin ilk maddesini (arkhe) su olarak gördü. Her şeyin döngüsündeki su, birdir ve hareket halindedir. Her şeyin kaynağı su diyerek bunun kaynağını araştırdı. Dayanağı ile birlikte temelini ortaya koydu, ilişkiyi özünü ortaya çıkardı. Din seviyesine, mitsel ve tanrılarla açıklama yapmadı, rasyonelliğe başvurmuş, akıl yolu ile açıklamalar yapmıştır. Bu da onu bilim adamı seviyesine çıkarmasını sağlamıştır. Mesela günümüzde bile her şeyi tanrının vereceğini dua ederek elinde sonunda tanrının insana istediğini vereceğini düşünen pek çok kişiler vardır. Hiçbir şey yapmadan ''hazıra konma'' düşüncesi duaya bağlı derim buna. İnsanların çoğu buna inanır ve sonunda istediğini aldığında '' Allah verdi'' veya ''tanrı verdi'' denir. Oysaki istediği nesne veya şeyi çaba gösterse belki daha çabuk elde edebilir. Ya tanrı ona istediğini vermeseydi? Kim bilir insan belki de hayatı boyunca o nesneyi beklerdi...
         Thales yunanlı ve o yunanlı ise felsefenin yunanlılarda başladığını da söyleyebiliriz. Yunanlılar felsefeyi felsefe yapmak için oluşturmadılar. Onların hayatlarında felsefeyi kurcalayan sorular vardı. Nedensiz değildir, bugünün insanları gibi adım kalsın diye iş yapanlar hiçbir şey yapamazlar. Onlar yaptıkları işin adını koydular ve felsefe dediler. Kafalarında sürekli bir soru ve merak vardı ve bu şekilde oluştu. Sorunları çözmek için oluştu felsefe.
          Peki neden Mısırda başlamadı da Yunanlılarda başladı? Thales’in mısırlılardan etkilendiği açıktır. Matematik, astronomi bilgilerini mısırdan almıştır. Fakat bu soruyu karşılamaz. Thales felsefe yaparken mısır ve Mezopotamya mitoloji ile uğraşıyorlardı. Nietzsche bu soru üzerine yoğunlaşırsak yunanlıların güzellikleri göremeyeceğimizi savunur. Bazı insanlar ise mısırda başladığını söyler .Fakat bunun için yeterli kanıt yoktur. O yüzden bu sayılmamıştır. Mısır ve Mezopotamya halkı Mitoloji ile uğraştıkları için Rasyonel düşünme ortamları yoktu.Nietzsche felsefenin tohumlarının yunanlılar olduğunu Mısır ve Mezopotamya da bunları göremeyiz demiştir.
        Felsefe nasıl bir ortamda yapılmalı? Bir kere felsefe hastalıklı toplumlarda yapılmamalı, buradan kastım toplum sorunlarıdır. İnsanlar değişiyor toplum çatışıyorsa felsefe yapma ortamı olmaz. Mesela; dışarıya adım attığında insanlar birbirini öldürüyor, bir çatışma ortamı can güvenliği sorunu varsa bundan başka bir şey düşünemeyiz değil mi ? Hayatta kalma düşünülebilir. Bu gibi durumda iken nasıl felsefe yapabiliriz ki?
           Yunanlılar böyle değildi. Belli bir düzen vardı ve yunanlılarda Aristokratların boş zamanları vardı. Kölelerdi sistemi yürüten. Felsefe uygun bir eğitim, siyaset, kültür, dil ortamı gerektirir. Bu ortam vardı yunanlılarda, sorun vardı ve sorunlarla yaşayan çözümleme arayışında olan insanlar vardı. Tıpki Thales, Anaksimenes, Herakleidos, Parmenides gibi... Nietzsche '' yunanlılar sorunları keşfettikleri yerde felsefe yapmaya başlamışlardır. Yunan ulusu felsefenin başlaması konusunda kimsenin göstermedi şeyleri göstermiştir.'' der. Felsefe kendini güçlü hissettiğin zaman yapılır. Toplumlar içinde öyle...
            Nietzsche '' başka toplumların azizleri, yunanlıların bilginleri vardır'' der. Mesela; orta çağda kilise hakim iken insanların üzerinde, onu yap bunu yap diyerek kutla halinde yönetilirdi insanlar.Oysaki bilginler böyle değildir. Ayrıca konuşma ortamı olmayan bir toplum felsefe yapmayı bilmez. Bilginler bu yüzden önemlidir. Bir toplumun kültürü de felsefe yapmaya uygun değilse onu yasaklar. Örneğin; namusun ne olduğunu düşünüyorsun, bunu sorguluyorsun, çevrende sorguladığında '' sus namus namustur'' diyerek ayıplanıyorsun. Sorgulamak ayıplamak veya ayıplanmak değildir. Bu bir meraktır. Bir nesne hakkında düşünmektir, bir olgu hakkında. Felsefe işte bu yüzden var ve felsefe insana düşünmeyi, sorgulamayı ögretir. Sorunu keşfetmeyi, sorun üzerine düşünmeyi ve bunu çözüme ulaştırmak için felsefe yaparız. Uygun ortam olduğu sürece...


BEGÜM ÇUBUK
FELSEFE I